Kraliçe öleceğini biliyor muydu? Avustralyalı doktordan şok sözler! ‘Cesur görünmeye çalıştı’

Posted by

Salı günü saat 13:00’te Buckingham Sarayı’ndan yapılan açıklamada “Kraliçe bugün Saygıdeğer Elizabeth Truss’ı kabul etti ve ondan yeni bir yönetim kurmasını istedi. Bayan Truss, Majestelerinin teklifini kabul etti ve Başbakan ve Hazine’nin Birinci Lordu olarak atanması üzerine el öptü.” dendi.

Bu resmi açıklama ‘el öptü’ ifadesini içerse de kraliyette, eski çağlarda kalan, el öpmenin yerini çoktan modern bir el sıkışma almıştı…

NEDEN EN KRİTİK GÜNLERDE LONDRA’DA DEĞİLDİ?

İngiltere’nin geleceğini belirleyecek bu kritik görüşme Balmoral’ın birbiriyle uyumlu yeşil kanepeler, yaprak desenli kumaş sandalye, şöminesinde açık ateş ve duvarlarında at temalı antika tablolar bulunan yeşil halı kaplı ‘Çizim Odasında’ gerçekleşti.

Kraliçe normalde ağustos ve eylül aylarını, çeşitli aşamalarda diğer aile üyelerinin katıldığı bu İskoçya inzivasında geçirir. Prens William ve Kate ve çocukları, dokuz yaşındaki Prens George, yedi yaşındaki Prenses Charlotte ve dört yaşındaki Prens Louis, onu bu yıl Balmoral Kalesi’nde görmeye gelenler arasındaydı.

Kraliçe, Liz Truss’u İskoçya’daki Balmoral Şatosu’nda karşılarken bir bastondan yardım aldı. Üstelik bu bastonlu hali onun hayattaki son fotoğrafı olarak da tarihteki yerini aldı.

21 TEMMUZ’DAN BERİ İLK FOTOĞRAF!

Bu aynı zamanda 21 Temmuz’da yaz tatili için malikaneye gelirken görüldüğünden beri ilk kez fotoğraflanışıydı.

Kraliçenin sağlığı geçen sonbahardan beri bozuktu ve doktorları onu Londra’ya götürtmek istemedikleri için, geçen hafta, eski ve yeni başbakanlardan onu görmek için 1.000 millik bir gidiş-dönüş yapmalarını isteme kararı alındı.

Avustralyalı bir doktor olan Deb Cohen-Jones ise bu konuyla ilgili olarak İngiliz basınına çarpıcı demeçler verdi.  

Kraliçenin Balmoral Kalesi’nde İngiltere’nin yeni Başbakanı Liz Truss ile birlikte poz verdiği sıradaki görüntüsü üzerinden yorum yapan doktor Kraliçe 2. Elizabeth’in ellerine dikkat çekti.

EN ÖNEMLİ İPUCU: KRALİÇENİN ELLERİ…

Normalde kameraların önüne çıktığında ya da halkın arasına çıktığında ellerinde mutlaka eldiven olan kraliçe bu kez bunu tercih etmemişti. Ve fotoğraftaki en dikkat çekici durum elbette ki kraliçenin elleriydi.

Ellerinin üzerindeki benekler oldukça belirgindi. Bunun yaşından dolayı normal olduğunu söyleyen Deb Cohen-Jones, bir başka detaya; kraliçenin elindeki morluklara dikkat çekti.

Hükümdar bir süredir halk arasında görülmediği ve genellikle eldiven giydiği için bu morlukların ne kadar süredir olduğunu bilmenin bir yolu yok.

“BİRKAÇ GÜN İÇİNDE ÖLECEĞİ BELLİYDİ”

Ancak Avustralyalı doktor, Elizabeth’in son kraliyet randevusundaki zayıf görünümünün, birkaç gün içinde öleceğinin bir işareti olduğunda ısrarcı.

Kraliçenin ‘periferik vasküler’ denen bir hastalıktan muzdarip olduğunu düşünen doktor, kraliçenin genel sağlık durumunun ve ellerinin görünümünün, kalbinin artık kanı etkili bir şekilde pompalayamadığını ortaya koyduğunu düşünüyor.

“Periferik dolaşımınız kraliçeninki kadar zayıfsa organlara iyi bir kan akışı sağlanmıyor demektir. Bu da çoklu organ yetmezliğinin bir işareti olabilir.” diyen Deb Cohen-Jones, hastalığın kramplar veya kas yorgunluğu olarak ortaya çıkabilen aralıklı ağrı, etkilenen vücut kısmında ‘soğukluk’, uyuşukluk ve iğne batmaları gibi semptomları olduğunu açıklıyor.

Ancak işin daha da kötüsü bu hastalık kan basıncını yavaşça düşürüyor ve vücuttaki kan akışı yavaşlıyor, bu da ekstremitelerin (uvuzların) üşümeye başlamasına neden oluyor ve tahmin edilemez derecede ağrı ve acıya neden oluyor.

“ÇOK ACI ÇEKTİ AMA HİÇ BELLİ ETMEDİ”

Şayet Kraliçe 2. Elizabeth’in hastalığı bu ise son günlerinde ya da haftalarda dayanılmaz bir acı çekmiş olmalı. Zira hastalık son demlerinde çok büyük ağrılara sebep oluyor.

Yani İngiltere’nin en sevdiği isim ve dünya tarihinin en önemli sayfalarından biri olan Kraliçe 2. Elizabeth son nefesini zorlu bir hastalık yüzünden vermiş olabilir.

Ve Cohen-Jones’un anlattığına göre ne kadar acı çekse de halkının ve dünyanın karşısına bu şekilde çıkmamak için çok çaba sarf etmiş olmalı. Cohen-Jones’un şu sözleri aslında durumu özetliyor:

“Son ana kadar hep çok cesur görünmeye çalıştı ve bunu başardı.”

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.